3 Eylül 2010 Cuma

Dağ Başını Duman Almış...

Türkiye genç ağırlıklı ilk beş ile çıktığı genç çin önünde 47 sayı farkla galip geldi.Kazanma alışkanlığı ve turnuva ciddiyetini göstermesi açısından iyi bir skor olsada rehavete kapılmanın anlamı yok.Sonuçta biz 1.liği Çin de 4.lüğü maç başlamadan garantilemişti.Rahat bir maç oldu.

Bir sonraki turda rakip Fransa,dikkat edilmesi gereken boş bırakılmaması gereken bir ekip.Ankara seyircisi işini çok güzel yaptı (Dağ Başını Duman bile aldı). Şimdi sınav İstanbul Seyircisinin. Alın biletleri gidin maça, Kırmızı giyin.

Sonra da ;

Daaaağğğ Baaaaaşını Duumaaaann Aaaaaaalmışşşşşşşşşş.......

2 Eylül 2010 Perşembe

Blog da değişikliğe gittik

Evet blog da değişkliğe gittim.Çok yaratıcı bir insan olmadığım için böyle bir şey yaptım umarım bir şeye benzer.

Evet bütün maçlar gece oynansın istiyorum ve bundan sonra spor hakkında yazıcam. Beni takip edin.

23 Ağustos 2010 Pazartesi

Gelirken Satırlarımın sonuna...

Bir haziran gecesinde başlayan içimdeki kıpırtı sonunda duruldu ve gecenin karanlığına kendini bıraktı...

Her ne kadar bırakmak istemesem de o beni bıraktı ve düşmeye başladı ne kadar derine uzansamda artık tutamıyorum elini çünkü o el tutulmak istemiyor...

Her geçen gün anlıyorum ki bir sanal gerçekliğin içinde ki oyun kahramanıymışım , halbuki bu dünya benim için gerçekti.
Bir kaçış, bir zaman geçirme yolu, bir eğlence olduğumu bilmiyordum herşeyi gerçek zannedip mutlu oluyordum.

Gerçekle yüzleşmek o kadar acı olabiliyor ki bazen insan yaşadığına yaşıycağına lanet ediyor ama ben etmiyorum iyiki yaşamışım iyiki yaşanmışlık var,güzel günlerdi diyip geçiyorum sadece, her ne kadar geri istesemde o günleri.

Aslında üzgünde değilim, sadece kırgınım ve biraz da yorgunum. Gerçeklerle yüzleşmeli ve artık yoluma devam etmeliyim, herkes gibi bende rüyalarda yaşamak isterdim ama zannedersem uyanmanın vakti geldi...

Ve gelirken satırlarımın sonuna Deniz Seki takılıyor kulağıma;

"Bu yürek ilk defa bugün kırılmıyor,
Ben unuttum desem de yerin hala dolmuyor."

Saygılar.....

16 Ağustos 2010 Pazartesi

Şüphe...

Sağlıklı bedende kanayan yaradır şüphe ve iyileşmez asla. İnsanın aklında hep bir acaba kalır ki en tehlikeli safhası budur çünkü bu safhada yara gittikçe büyür , büyüdükçe etkisi artar. Bir süre sonra gerçeklikle şüphe yer değiştirir, insan için şüpheleri gerçek gerçekleri şüphe olur.Bu hastalıklı ruh hali elinde ki ni avucunu sonuna kadar yitirene kadar sürer. Elinde avucunda bişey kalmayınca da artık şüphelenicek bir şeyi kalmayan insan şüphelerinden kurtulur.Bu sefer de keşkelerle dolu bir pişmanlık sarar insanın dört bir yanını ve işte ondan hiç kurtulamaz insan...

25 Mayıs 2010 Salı

Biten Aşkların Ardından

"Bazen insanı sıkar bu cümle ,bazende sevince boğar nedensizce" gibi cümleler kurmıycam , hayır gerek yok.

Evet sevmedim mi sevdim hemde çok, üzülmedim mi üzüldüm oda çok fazla ama bitti artık.Peşinden daha koşmanın bir anlamı yok.

Rüzgar elbet bir yerden esicek ve bu geminin yelkenleri tekrar dolucak yeni rüzgarlarla.Belki poyraz,belki karayel belki de meltem nereye gidilicek hiç belli değil. İçimde bir Duygu var bu sefer kara görünücek gibi...

17 Mayıs 2010 Pazartesi

Yolcu Yolunda Gerek

Hayatımız ne kadar değişmiş son 10 yılda fark ettiniz mi? İnternet hızıyla tüketme hızımız doğru orantılı oldu. Bir şeyi ne kadar çabuk elde edersek o kadar çabuk sıkılırız ya İnternet hızının artmasıyla ulaşılabilirlik kolaylaştı sadece dosya yada bilgi bazında konuşmuyorum, gerek insan ilişkileri gerek özel ilişkiler sıcaklığını kaybetti gibi. İnternet ten konuşmak yüz yüze 2 laf etmenin yerini aldı.Cep Telefonu, görüntülü konuşma, sms paketleri , cyber sex vs. her şeyi çabuk tüketiyoruz...

Yetişemiyorum, yoruldum.

Gripin çok bilinen şarkının Cover ını yapmış dinlemeden geçmeyin , mutlaka albümün mp3 ü köşede bir yerde duruyordur dinleyin işte, neyse yatıp uyuyım sabah iş var bana müsade.

23 Mart 2010 Salı

Hayat

Sürprizlerle dolu diyorlar ya hakikaten öyle.bir anda aldığınız bir haber moralinizi bozarken, bir anda aldığınız bir haber de sizi sevinçten havalara uçurabilir.
Bugünün konusu nokta... BUYURUN.

Sanki hergün bir diğerinden daha uzun hayat biraz daha çekilmez senden uzaklaştığım her günümde,

İstanbul'umda güneş açmış hayallere bir benim üzerimde geziyor bulutlar sanki sadece bana yağıyor hala yağmur,

Dipsiz bir kuyu var içimde sanki hiç dolmayacakmış gibi hissediyorum , gün geçtikçe daha da derinleşyor hissediyorum,

korkuyorum bir gün bende kaybolucam içinde, düşüp gidicem,

Bugün hava çok güzel ,ağaçlar çiçek açmış yalancı güneşe bilmiyorlar ki hava bozucak kara bulutlar geri gelicek rüzgar

esicek gök gürleyecek ve ben biraz daha uzaklaşıcam senden,ben uzaklaştıkça gün uzuycak,uzadıkça çekilmiycek hayat ta

ki noktayı koyma zamanı gelinceye kadar, orasıda burası zaten.